DURMAK YOK...
0507 8179799
0506 2140488

ALANYA

İLÇEMİZDEKİ TARİHİ KÜLTÜR VARLIKLARI        Antalya'dan İl ve İlçelere Ulaşım PDF Yazdır E-posta

 

TARİHİ YAPISI 
Alanya Kuzeyinde Toros Dağları Güneyinde Akdeniz'in bulunduğu küçük bir yarımada üzerinde kurulmuştur. Antik çağda Pamfilya ve Klikya arasındaki çizgide yer aldığı için bazen Pamfilya bazen de Klikya olarak anılmıştır. Alanya'nın ilk iskanı ile ilgili kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Prof Dr Kılınç KÖKTEN ‘in 1957 yılında Kent merkezine 12 Km uzaklıkta yer alan Kadıini Mağarasında yaptığı araştırmalar, bölge tarihinin Üst Paleolitik (M.Ö.20,000,-17,000,) dönemine kadar uzandığını göstermektedir. Alanya'nın ilk kez ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu henüz bilinmemektedir. Kentin bilinen en eski adı Korakesium dur. Bizans döneminde ise Kalanoros ismi verilmiştir. 13, YY.' da Anadolu Selçuklu Hükümdarlarından 1, Allaaddin Keykubat'ın (1200-1237) kaleyi alması ile şehrin ismini Alaiye olarak değiştirmiştir. 1935 yılında Kenti ziyaret eden Atatürk ise Alanya adını vermiştir.
Korekesium'dan İlk kez bahseden M.Ö.4, Yüzyıl antik coğrafyacılarından Scylax'dır Bu dönemde bölge Anadolu'nun önemli bir bölümünü istila eden Perslerin egemenliği altındadır. Daha sonra ünlü antik çağ yazarı Strabon, Piri Reis, Seyyep, İbni Batuta ve Evliya çelebi bölgeyi gezen seyyahlar olup eserlerinde kentten bahsetmektedirler. Bölgenin ilk çağları ve Bizans dönemi hakkında fazla bilgimiz yoktur. M.S.7.yüzyılda arap akınları sırasında kent savunması daha da önem kazanmış, akınlara karşı korunmak amacıyla kale yapımlarına öncelik verilmiştir.Bu nedenle Alanya ve çevresindeki pek çok kale ve kilise M.S.6 ve 7. yüzyıla tarihlenmektedir.

Anadolu Selçuklu hükümdarlarından 1. Alaaddin Keykubad, Alanya Kalesi'nde hüküm süren ve Hıristiyan sülalelerinden olan Kyr Vart' ı 1221 yılında yenilgiye uğratarak Kaleyi ele geçirmiştir. Hükümdar kendi adına burada bir saray yaptırmıştır. Selçuklular başkent Konya'nın yanısıra Alanya'yı ikinci bir başkent ve kışlık merkez olarak kullanarak imar faaliyetlerinde bulunmuşlardır.

1243'deki Moğol saldırıları 1277'de Mısır Memlüklülerin Anadolu'ya girmeleri Selçukluları yıpratmış, 1300 yılında Selçuklu Devleti parçalanmış ve bölge Karamanoğulları tarafından beş bin altın karşılığında Memlük Sultanına satılmış daha sonra 1471 yılında Fatih Sultan Mehmet zamanında Osmanlı Devleti sınırları içerisine alınmıştır. 
Alanya, Tarsus ile birlikte 1571 yılında Kıbrıs eyaletine bağlanmış,1864 yılında ise, Konya vilayetinin sancağı olmuştur. 1868 yılında Antalya'ya bağlanmış, 1871 yılında bu ilin ilçesi olmuştur.



TARİHİ KÜLTÜR VARLIKLARIMIZ


 ALANYA KALESİ : Surlarının uzunluğu 6.5 kilometreyi bulan Alanya Kalesi, denizden 250 metreye kadar yükselen yarımada üzerindedir. Kandeleri adıyla da bilinen Alanya yarımadasındaki yerleşim, Helenistik döneme kadar inmekle birlikte günümüze kalan tarihi dokusu 13. yüzyıl Selçuklu eseridir. Kale, 1221 yılında kenti alıp yeniden inşa ettiren Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. Kalenin 83 kulesi ve 140 burcu vardır. Ortaçağda surların içine yerleşmiş kentin su gereksinimi sağlamak üzere 400'e yakın sarnıç yapılmıştır. Sarnıçların bir kısmı günümüzde de kullanılmaktadır. Surlar, planlı bir şekilde Ehmedek, İçkale, Adam Atacağı, Cilvarda burnu üstü, Arap Evliyası Burcu ve Esat Burcu'nu inerek Tophane ve Tersane'yi geçip Kızılkule'de son bulacak şekilde inşa edilmiştir. Yarımadanın zirvesinde açık alan müzesi olarak değerlendirilen İçkale bulunmaktadır. Sultan Alaaddin Keykubat sarayını burada yaptırmıştır. Kalede yerleşim günümüzde de sürmektedir. Ahşap ve kagir tarihi evlerin önünde tahta tezgahlarda ipek ve pamuklu dokuma yapılmakta, değişik figürlerde su kabakları boyanmakta, küçük bahçelerde otantik yemek servisi verilmektedir. Ayrıca kaleye çıkan yol üzerinde ve limana egemen yamaçlarında restoran ve kafeteryalar vardır. Kale taşıt trafiğine açıktır. Yürüyerek ise yaklaşık 1 saatte çıkılabilir.


  KIZILKULE : Kentin liman kısmına egemen olan bu sağlam kuleye adını, koyu kırmızı renkli taşlar verir Kentin sembolü olan sekizgen planlı yapı 13. yüzyıl Selçuklu eseridir. 1226 yılında Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından Sinop Kalesi'ni yapan Halepli yapı ustası Ebu Ali Reha el Kettani'ye yaptırılmıştır. İnşaat sırasında belli bir yükseklikten sonra taş blokları kaldırmak güç olduğu için üst kısmı pişmiş kırmızı tuğlalarla yapılmış ve bu nedenle Kızılkule adını almıştır. Kule duvarlarında antik çağdan kalma mermer bloklar görülmektedir. Sekizgen planlı ve her bir duvarı 12.5 metre genişliğinde olan kulenin yüksekliği 33 metre, çapı 29 metredir. İçinde zemin dahil beş kat vardır. Kulenin üstüne yüksek aralıklı ve 85 basamaklı taş merdivenle çıkılır. Kulenin tepeden aldığı güneş ışığı birinci kata kadar ulaşır.Kulenin ortasında bir sarnıç bulunur. Kule denizden gelecek saldırılara karşı limanı ve tersaneyi korumak amacıyla yapılmış ve yüzyıllar boyunca askeri amaçla kullanılmıştır. 1950'li yıllarda onarılan kule 1979 yılında ziyarete açılarak birinci katı Etnoğrafya Müzesi'ne dönüştürülmüştür. 



 TERSANE :Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat'ın kenti almasından altı yıl sonra Kızılkule'nin yakınında 1227'de yapımına başlanmış ve bir yılda bitirilmiştir. Kemerli beş gözden oluşan tersanenin denize bakan cephesi 56.5 metre, derinliği 44 metredir. Tersane için seçilen yer, gün ışığından en fazla yararlanılacak şekilde planlanmıştır. Tersanenin giriş kapısındaki yazıt, Sultan Keykubat'ın armasını taşır ve rozetlerle süslüdür. Alanya Tersanesi, Selçukluların Akdeniz'deki ilk tersanesidir. Daha önce Karadeniz'de Sinop Tersanesini yaptıran Alaaddin Keykubat, Alanya Tersanesi ile "iki denizin sultanı" unvanını almıştır. Tersanenin bir yanında mescit öteki yanında muhafız odası bulunur. Gözlerden birinde de zaman içinde körlenmiş bir kuyu vardır. Denizden teknelerle yada Kızılkule'nin yanındaki surlardan yürüyerek ulaşılan Tersane'ye giriş ücretsizdir. 

 TOPHANE : Tersane'nin bitişiğinde denizden 10 metre yüksekliğinde bir kayaya tersaneyi korumak amacıyla yapılan Tophane vardır. 1227 yılında kesme taştan inşa edilen üç katlı ve dikdörtgen planlı yapıda aynı zamanda savaş gemileri için top döküldüğü bilinmektedir. Tersane ve Tophane'nin Kültür Bakanlığı ve Alanya Belediyesi tarafından bir Denizcilik Müzesi'ne dönüştürülmesi için çalışmalar sürmektedir. 







 EHMEDEK : Kale'nin kuzey yamacında Bizans döneminden kalan küçük kalenin yerine Selçuklu döneminde "orta kale" olarak yeniden inşa edilmiştir. Giriş kapısındaki kitabeden 1227 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Adını, Selçuklu döneminin inşaat ustası "Ehmedek"ten aldığı sanılmaktadır. Üçer kuleli iki bölümünden oluşan orta kale, kara saldırılarına karşı stratejik bir yerde ve aynı zamanda sultanın sarayının bulunduğu iç kaleyi de koruyacak konumdadır. Kulelerin günümüze kadar gelen duvarları Bizans döneminde kayalardan yontularak yapılmıştır. Orta kalenin içindeki üç sarnıç günümüzde de kullanılmaktadır. Kale duvarlarında Selçuklu döneminden kalma gemi resimleri vardır. 



SÜLEYMANİYE CAMİSİ : Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubad tarafından kentin yeniden düzenlenmesi sırasında 1231 yılında kalenin zirve kısmında, İçkale'nin hemen dışında yaptırılmıştır. Ancak sonraki yıllarda cami yıkılmış ve 16. yüzyılda Osmanlı döneminde Kanuni Sultan Süleyman tarafından tekrar yaptırılmıştır. Tek minareli cami, Alaaddin, Kale yada Süleymaniye adıyla anılır. Yapı moloz taştan ve kare planlıdır. Sekizgen kasnak üzerine, kiremitli bir kubbesi vardır. Kubbenin askılık görevi üstlenen kısmına akustiği sağlamak için 15 küçük küp yerleştirilmiştir. İbadet sırasında bu özellik ortaya çıkmaktadır. Son cemaat yeri, dört ayak üzerine kiremitli üç kubbe ile örtülüdür. Kapı ve pencere kapakları Osmanlı döneminin ahşap oyma işçiliğinin güzel bir örneğidir. 




 BEDESTEN : Kale içinde, Süleymaniye Camisi yakınındadır. 14. ya da 15. yüzyılda Karamanoğulları döneminde çarşı veya han olarak yapıldığı sanılmaktadır. Kesme taştan dikdörtgen planlı bir yapıdır... 26 odası vardır ve 13 metre genişliğinde 35 metre uzunluğunda bir avluya sahiptir. Tarihi bina günümüzde otel, restoran ve kafeterya olarak kullanılmaktadır... Avluya açılan orta çağ dükkanları, otel odası olarak düzenlenmiştir. Bahçe kısmında, merdivenle inilen büyük bir sarnıç vardır. Bahçenin manzarası, bir yanıyla yukarıdaki kale surlarına, aşağıdaki Akdeniz'e ve kumsala bir yanıyla da Toros dağlarına hakimdir. Bedesten, işletmecisinden izin alınarak gezilebilir. 




alanyafoto003_wince.jpgDARPHANE : Yarımadanın ucunda, uzunluğu 400 metreyi bulan sarp kayalıklardan oluşan Cilvarda burnu üzerindeki yapılardır. Halk arasında "darphane" olarak anılmasına karşın kesme taştan inşa edilmiş binalarda para basılması söz konusu değildir. 11. yüzyıldan kalma taş yapılardan biri küçük bir kilisedir, diğerlerinin ise manastır olarak kullanılma olasılığı yüksektir. Küçük kilisenin kubbesi ayakta durmaktadır. Kayaların üstünde bir de sarnıç vardır. Cilvarda burnundaki yapılar topluluğuna İç Kale'den kayalara oyulmuş basamaklarla bir yol bulunmasına karşın yol günümüzde kullanılamaz durumdadır. Denizden çıkış ise zor ve tehlikelidir. Gerek İç Kale'den seyredildiğinde gerekse denizden teknelerle burnu dönerken, etkileyici bir görüntüsü vardır. 




akbee_sultan_mescidi_wince.jpgAKBEŞE SULTAN MESCİDİ : Kale içinde, Bedesten'in batısında, Süleymaniye Camisi'nin 100 metre kadar ilerisindedir. Alaaddin Keykubat'ın Alanya Kalesi'ndeki ilk kumandanı Akşebe Sultan tarafından 1230 yılında yaptırılmıştır. Dışı kesme taş, içi ve kubbesi tuğla örülüdür. Kare planlı ve iki odadan oluşur. Odalardan biri mescit, diğeri Akşebe Sultan'ın mezarının bulunduğu türbedir. Türbede, üç mezar daha vardır. Eski kalıntılardan mescidin apsisinin çinili olduğu anlaşılmaktadır. Kitabesinde "Tanrı yerin ve göklerin gaiblerini bilir. Allah'ın mescitlerini ancak O'na ve ahiret gününe inananlar imar ederler. 1230 yılında yüce sultan Alaaddin'in günlerinde Tanrı'nın rahmetine muhtaç zayıf kulu Akbeşe yaptırdı" yazmaktadır. Mescidin birkaç metre uzağında moloz taştan kaide üzerinde tuğla gövdeli silindirik bir minaresi bulunur. Şerefe kısmında biten minarenin ilginç bir görüntüsü vardır. 

ANDIZLI CAMİ : Tophane Mahallesi'ndedir. Adını hemen yanındaki andız ağacından alan cami 1277 yılında Emir Bedrüddin tarafından yaptırılmıştır. Emir Bedrüddin Camisi de denir. Selçuklu döneminin özgün mimari özelliklerini taşır. Kesme taştandır, yüksek olmayan bir minaresi vardır. Minberi, Selçuklu tahta oymacılık sanatının en güzel örneklerinden birini yansıtır. Camiye, Kızılkule'nin yanından aşağı kapı yoluyla gidilir. 


alanyasitti_zeynep_turbesi_wince.jpgSİTTİ ZEYNEP TÜRBESİ : Kale'ye çıkan yol üzerinde, büyük bir kayanın üzerindedir. Selçuklu ya da Osmanlı döneminden kaldığı tahmin edilmektedir. Yapı, kare planlı ve kubbeli iki odadan ibarettir. Odalardan birinde uzunca bir sanduka vardır; diğer oda boştur. Evliya Çelebi, binanın Bektaşi tekkesi olduğunu yazar. Sitti Zeynep hakkında kesin bir bilgi yoktur. Kanuni Sultan Süleyman dönemi Osmanlı vakıf defterlerinde türbeye ait vakfın adı "Sitti Zeynep bin't Zeynülabidin" olarak geçmektedir. Türbede mezarı bulunan kişinin bir eren olduğu sanılmaktadır. Türbenin bulunduğu kayanın içine antik çağda ikişer metre uzunluğunda üç lahit oyulmuştur. Antik mezarlar, bir dönem su deposu olarak kullanılmıştır.





 HIDRELLEZ KİLİSESİ : Alanya merkezine 10 kilometre uzakta Hacı Mehmetli Köyü sınırları içinde Hıdır İlyas mevkiindedir. Akdeniz'e gören bir yamaç üzerine 19. yüzyıl başında kurulduğu sanılan kilise, günümüzde de Hıristiyan ve Müslüman ziyaretçiler tarafından ibadet amacıyla kullanılmaktadır. Çatısı kagir, duvarları taş ve küçük bir apsisi olan kilise dikdörtgen planlıdır. Kilisenin içinde ahşap süslemeli bir ara kat vardır. Duvarlardaki freskolar bozulmuştur. Kilisenin 1873 yılında onarım gördüğü kitabesinden anlaşılmaktadır. Alanya Müzesi'nde sergilenen kitabe, Grek abecesi ile Türkçe (Karamanlıca) yazılmıştır. Kilise, Alanya'da yaşayan ve Türkçe konuşan Ortodoksların 1924 yılındaki mübadelede Yunanistan'a gitmeleriyle kapanmıştır. Yanında su kaynağı bulunan Hıdrellez Kilisesi'nin bir adı da Agios Georgios Kilisesi'dir. Kilisenin benzerlerine Antalya Kaleiçi'nde de rastlanmaktadır. Ören yerine giriş ücretsizdir.


 ŞARAPSA HANI : Alanya'nın 13 kilometre batısında şehirlerarası karayolu üzerinde 13. yüzyıldan kalma bir yapıdır. 1236-1246 yılları arasında Selçuklu Sultanı olan Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından tarihi ipek yolu üzerinde kervansaray olarak yaptırılmıştır. Bir dönüme yakın araziye inşa edilen yapının duvarları iri kesme taşlarla örülüdür. Orta çağın önemli konaklama merkezlerinden bir olan kervansaray günümüzde eğlence merkezi olarak kullanılmaktadır.






alara_kalesi_wince.jpgALARA KALESİ : Alara Kalesi, Alanya'nın 37 kilometre batısında, denizden 9 kilometre içeride Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından 1232 yılında yaptırılmıştır. İpekyolu üzerindeki kalenin işlevi, Alara Çayı kenarındaki handa mola veren kervanların güvenliğini sağlamaktır. Kale 200 metreden 500 metreye kadar çıkan sarp bir tepe üzerinde kurulmuştur. Görkemli bir görüntüsü vardır. Dış ve iç kale olarak iki kısımdır. 120 basamaklı karanlık bir dehlizden kalenin içine girilir. Ören yeri olarak düzenlenerek ziyarete açılmadığı için yaban otları ve yıkıntılara dikkat etmek gerekir. Kalenin içinde kayalar oyularak tüneller yapılmıştır. Kalıntılar arasında küçük bir saray, kale görevlilerinin odaları, cami ve hamam vardır. Surları ve patikaları izleyerek Alara Kalesi'nin zirvesine çıkmak isteyenlerin en az bir saatlik tırmanışı göze almaları ve buna göre donanımlı olmaları gerekir. Zirvedeki manzara ise yorgunluğa değecektir.


165_1_wince.jpgALARAHAN : Alara Kalesi'ne 800 metre uzakta bir düzlükte ve Alara Çayı kıyısındadır. Tümüyle kesme iri taşlarla 2 bin metrekare üzerine kervansaray olarak inşa edilmiştir. 1231 yılında yapılan han birkaç yıl önce onarılmış ve bugün restoran ve alışveriş merkezi olarak kullanılmaktadır. Kervansarayın nöbetçi kulübesi günümüzde de özelliğini korumaktadır. Kervansarayın ikinci kapısı, yolcuların kalacağı mekanlara açılır. Uzun bir koridorun iki yanında odacıklar bulunur. Kervansarayın içinde çeşme, mescit ve hamam vardır. Yapının onarımı sırasında ortaya çıkan taş ustaların imzaları da dikkat çekicidir. Alaaddin Keykubat, Alanya'daki kitabelerde kendisini "Kara ve iki denizin sultanı, Arap ve Acem ülkesinin sahibi" olarak nitelerken, Alarahan'daki kitabesinde "Rum, Şam, Ermeni ve Frenk memleketlerinin fatihi" unvanını da almıştır. Alarahan'a giriş ücretlidir. Handaki restoranın yanı sıra Alara Çayı'nın kenarındaki küçük kır lokantalarında da yemek yenilebilir ve servis yapılıncaya kadar çayda yüzülebilir.

thumb_kargihan131_large.jpgKARGI HAN : Alanya'nın batısında, Kargı çayının kuzeyindedir. Hanın kitabesi olmadığı için yapım yılı hakkında bilgi yoktur. 46 metre eninde, 50 metre boyunda taş yapıdır. Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Akdeniz ile İç Anadolu'yu bağlayan yol üzerinde, Kesikbel mevkiinde kervansaray olarak kullanıldığı sanılmaktadır. Odalarının hepsinin tavanında hava bacaları bulunmaktadır ve odalar orta avlunun etrafında sıralanmıştır. Kapının karşısında taştan oyulmuş sabit hayvan yemlikleri bulunur. Yapı harap durumdadır.






**MAĞARALAR *

DENİZ MAĞARALARI : Alanya yarımadasının güney ve batısında yer alan, haklarında çeşitli rivayetler bulunan, tabii ve jeolojik güzelliklere sahip Korsanlar, Aşıklar ve Fosforlu mağara isimlerindeki üç mağaradan oluşmaktadır.


alanya_2143_large.jpgKorsanlar Mağarası : Alanya limanından yarımadanın güneyine doğru gidilirken karşılaşılan ilk mağaradır. Deniz motoruyla 10 metre genişliğinde ve 6 metre yüksekliğindeki bir girişten içine girilebilen mağara kuzeye doğru genişlemektedir. Eskiden içinde kaleye kadar giden gizli bir yol olduğu söylenen mağarada deniz içindeki kayaların renkli taşları ilginç görüntüler oluşturmaktadır.

 







magara_asiklar_large.jpgAşıklar Mağarası : 75 metre uzunluğundaki çift girişli bu mağarada zamanında esir kızların ve ganimetlerin saklandıkları söylenmektedir.













fosforlu_magarasi_large.jpgFosforlu Mağara : Damlataş Mağarası tarafındaki üçüncü mağaradır. Küçük bir kayıkla içine girilebilen bu mağara, yapı ve görüntü itibariyle jeolojik değeri olan ilginç bir tabii güzelliktir. Geceleri içi çok aydınlık olan mağaranın fosfor parıltıları gündüzleri de fark edilmektedir.










*KARA MAĞARALARI*


Alanya'da tabii güzelliklere sahip kara mağaraları da mevcuttur. Bunlar-dan önemlileri Damlataş, Hasbahçe, Kadı İni (Çatak) ve Gavur İni (Dim) mağaralarıdır .


damlata_maaras_large.jpgdim_maaras_2_large.jpg















Damlataş Mağarası : 1948 yılında iskele inşaatında kullanılmak üzere taş ocağı olarak tesbit edilen bugünkü yerinde dinamit ateşlemesi sonucu ortaya çıkan mağarada ilk araştırma Alanya Turizmine unutulmaz hizmetler veren merhum Galip Dere tarafından yapılmıştır. Giriş kısmında 50 metre uzunluğunda geçit bulunan 14 metre çap ve 15 metre yüksekliğinde bir mağaradır. Silindir şeklinde bir boşluğa sahip olan mağara 15000 senede oluşan dikit ve sarkıtlara sahiptir. Birinci zamanda, permiyen devrine ait azı kristalize kalkerdir. Sarkıtlardan damlayan su damlaları nedeniyle Damlataş adını almıştır. % 95 rutubet, 22 derece değişmeyen ısı, 760 mm. sabit basınç, % 20,5 Oksijen bulunduğu tespit edilen mağaranın astım hastalığı-na da iyi geldiği tesbit edildiğinden şifa ve turizm amaçlı olarak kullanılmaktadır. Sağlık konusundaki özel yeri nedeni ile mağaralar içinde özel bir avantaja sahiptir.


Hasbahçe Mağarası : Hasbahçe mahallesi inişdibi mevkinde Alanya'ya 4 km. mesafede bulunmaktadır. Damlataş mağarasından 4-5 kat daha büyük olan mağaranın oluşumu hakkında bilimsel anlamda bir çalışma yapılmamıştır. 

Gavur İni (Dim) Mağarası olarak tanınan mağara ilçe merkezinin 12 Km. doğusunda bulunan Cebel-i Reis Dağının Alanya yamacındadır. Mağaranın batıya bakan büyük bir ağzı vardır. İçinde dikit ve sarkıtların yanında dip kısmında bir gölü mevcuttur. Yapısı hakkında bir çalışma yapılmamıştır.

Kadı İni Mağarası : İlçe merkezine 15 Km. kuzeydoğu istikametinde Çatak mevkiinde bulunan Çatak veya Kadıini Mağarası, Damlataş mağarasından 3 kat büyüklükte dikit ve sarkıtlardan oluşan bir mağaradır. Yapısı hakkında herhangi bir çalışma yapılmamıştır. 


**ANTİK KENTLER**
Alanya'nın doğu batı ekseninde birçok antik kent kalıntısı vardır. Bir kısmı kıyıda, bir kısmı sarp yamaçlarda kurulmuş kentler Pamfilya ile Kilikya bölgesi kentleridir. Kalıntılar, bölgelerin karakteristik özelliklerini yansıtır. Alanya Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen taştan yontulmuş kül kutuları Kilikya bölgesinin ölü gömme kültürünü yansıtır. Ören yeri olarak koruma altında tutulan ve bazılarında kazı çalışmaları devam eden antik kentlere giriş ücretsizdir.

colybrassus_wince.jpgCOLYBRASSUS : Alanya'nın 30 kilometre kadar kuzeybatısında ve Toroslar'da Roma döneminden kalma bir kenttir. Çevreye dağılmış durumdaki çok sayıda yazıt, kent tarihine ilişkin önemli bilgiler içermekle birlikte ayrıntılar henüz gün ışığına çıkmamıştır. Kaya mezarın cephesi anıtsal bir görüntüdedir. Tek mekandan oluşan mezar odasına 18 basamaklı bir merdivenle çıkılır ve girişin üstü basık kemer şeklinde yontularak içi Medusa başı ile süslenmiştir. Antik kentin bir adı da Ayasofya'dır.









hamaxia_wince.jpgHAMAXIA : Alanya'ya 12 kilometre uzaktadır. Kentin, Roma öncesi yerleşime açıldığı sanılmaktadır. Hellenistik dönemin özelliklerini taşıyan kentin önemli kalıntıları arasında önünde havuzu ile antik bir çeşme vardır. Yarım daire planlı, oturma sıraları halen ayakta duran ve yazıtlarla donatılmış geniş bir eksedra, dini yapı kompeksi ve nekropol kentin öteki kalıntıları arasında sayılabilir. Kentte bulunan yazıtlardan birinde haberci tanrı Hermes'in sembolü Kaduceus'un işlenmiş olması, Hermes adına bir tapınağın varlığının göstermektedir. Kent, İsa'dan sonra 2. ve . yüzyıllarda Korakesion'a (Alanya) bağlı olarak varlığını sürdüren küçük yerleşimdir.





syedra_wince.jpgSYEDRA : Alanya'nın 20 kilometre doğusundadır. Alanya Müzesi'nin yaptığı kazı çalışmaları sonunda kent tarihinin İsa'dan önce 7. yüzyıla kadar uzandığı sanılmaktadır. Varlığını 13. yüzyıla kadar sürdüren kente, halen ayakta olan anıtsal kapıdan girilmektedir. Kentin çevresi surlarla çevrilidir. Doğal su kaynaklarından beslenen ve içi sıvalı su sarnıçları antik çağdan günümüze kalan yapılar arasındadır. Sportif oyun ve yarışmalarla ilgili bilgiler içeren çok sayıda yazıt kalıntısından kentin antik çağın bölgedeki önemli spor merkezlerinden biri olduğunu göstermektedir. Kentin öteki mekanları arasında tapınak, tiyatro, akropol, nekropol, agora ve konut kalıntıları sayılabilir. Roma İmparatoru Septimus Severus'un İsa'dan sonra 194 yılında kente gönderdiği teşekkür mektubundan hazırlanan yazıt Alanya Müzesi'nde sergilenmektedir. İmparator, kente saldıran haydutlar ve dinsizlere karşı direnen Syedra halkını kutlamaktadır.

laertes_wince.jpgLAERTES : Alanya'nın 25 kilometre doğusunda Toroslar'da bir vadi ağzında yükselen yamacın eteğinde kuruludur. Kent, antik çağda Dağlık Kilikya olarak bilinen bölgenin içindedir. İç kesimde olmasına karşın kentin limanı da vardır. Laertes'te bulunan İsa'dan önce 7. yüzyıla ait ve üç yanı Fenike dilindeki yazıt, Alanya Müzesi'nde sergilenmektedir. Kentten günümüze kalan ve Roma dönemine ait kalıntılar arasında gözetleme kuleleri, halkın agorada sohbet için kullandığı yarım daire biçiminde oturma birimi, İmparatorlar caddesi, odeon veya tiyatro; Zeus, Apollon ve Sezar adına yapılmış tapınaklar, agora, hamam ve nekropol sayılabilir. Kent İsa'dan sonra 1. yüzyıldan 3. yüzyıla kadar en parlak dönemini yaşamıştır. Kazılar sırasında bulunan ve Alanya Müzesi'nde sergilenen bir askere ait diploma, geçmişteki yaşama ışık tutacak niteliktedir. İsa'dan sonra 138 yılına ait Pamfilya Valisi'nin adının geçtiği belgede Suriyeli bir asker 25 yıllık şerefli hizmetlerinden sonra terhis edilmekte ve kendisine Roma vatandaşlığı ile Pamfilyalı bir kadınla evlenme hakkı verilmektedir.

*MÜZELER*

Alanya'da dört müze vardır. Bunlar Arkeoloji Müzesi, Etnografya Müzesi, İçkale Müzesi ve Atatürk Evi Müzesi'dir. Tüm müzeler, Alanya Müze Müdürlüğü'ne bağlıdır ve ücretle gezilir. Öğle tatili dışında müzeler haftanın her günü ziyarete açıktır. Alanya'nın en değerli eseri Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen Herakles heykelidir. Limandaki Kızılkule, Etnografya Müzesi olarak düzenlenmiştir. Alaaddin Keykubat'ın 13. yüzyılda kenti yeniden kurarken kalenin zirvesinde sarayını yaptırdığı İçkale müze olarak ziyaret edilmektedir. 

arkeoloji_mzesi_wince.jpgARKEOLOJİ MÜZESİ : Alanya Arkeoloji Müzesi, Ankara'daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nden getirilen Tunç Çağı, Urartu, Frig ve Lidya dönemine ait eserlerle 1967 yılında açılmıştır. Sonraki yıllarda, bölgedeki kazı çalışmalarından çıkan eserlerle müze genişlemiş ve zenginleşmiştir. Müzenin arkeoloji ve etnografya bölümleri vardır. Arkeoloji bölümünde Alanya çevresinde bulunarak sergilenen en eski tarihli eser, İsa'dan önce 625 yılına ait Fenike dilinde bir taş yazıttır. Müzenin en önemli eseri ise mitolojide dramatik bir öyküsü olan Herakles'in heykelidir. İsa'dan sonra 2. yüzyıla tarihlenen bronz döküm Herakles heykeli ayrı bir salonda sergilenmektedir. Alanya Arkeoloji Müzesi'nde Arkaik, Klasik, Hellenistik, Roma, Bizans dönemine ait bronz, mermer, pişmiş toprak, cam ve mozaik buluntularla zengin bir kül kutuları ve sikke koleksiyonu vardır. Yanı sıra Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait Türk-İslam eserleri bulunmaktadır. Etnografya bölümünde Alanya çevresinden derlenen ve bölgenin folklorik özelliklerini yansıtan, yörük kilimleri, alaçuvallar, heybeler, giysiler, işleme örnekleri, silahlar, günlük kullanım kapları, takılar, el yazmaları ve yazı takımları gibi objeler ile eski bir Alanya evine ait günlük oda sergilenmektedir. Ayrıca, müze bahçesinde de Roma, Bizans ve İslami dönemlere ait taş eserler vardır. Haftanın her günü açık olan müzeye giriş ücretlidir. 

etnografya_mzesi_wince.jpgETNOGRAFYA MÜZESİ : Limanda 13. yüzyıldan kalma bir Selçuklu eseri olan Kızılkule aynı zamanda Etnografya Müzesi'dir. Beş katlı kulenin giriş ve birinci katı müze olarak düzenlenmiştir. Müzede Alanya yöresine özgü halı, kilim, giysi, mutfak gereçleri, silahlar, tartı aletleri, aydınlatma aletleri, dokuma tezgahları ile Toroslar'daki yörük Türkmen kültürünü yansıtan çadır gibi etnografya eserleri sergilenmektedir. Tarihi yapıda zaman zaman resim sergisi, klasik müzik konseri gibi kültür ve sanat etkinlikleri de yapılmaktadır. Kulenin en üst katından kentin doğu yakasının panoramik manzarası ile tarihi yarımadanın yerleşim dokusu seyredilmektedir. Ayrıca kuleden surlara geçiş yapılabilmekte ve tarihi dokunun içinde yürünebilmektedir. Kızılkule'ye giriş ücretlidir. 


i_kale_mzesi_wince.jpgİÇKALE MÜZESİ : Akdeniz'e uzanan yarımadanın zirvesinde ve tarihi kalenin içindedir. Uzun yıllardır sürdürülen kazı çalışmaları ile Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat'ın görkemli sarayının varlığı belirlenmiştir. Kazı çalışmaları devam etmektedir. İçkale'deki saray kalıntısının hemen karşısında Bizans dönemine ait küçük bir kilise bulunur. Aya Yorgi ya da Hagios Georgios kilesinin 6. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Yonca planlı kilise, İçkale'de Selçuklu dönemine ait olmayan tek yapıdır ve Selçuklu'nun farklı dinlere gösterdiği hoşgörünün bir kanıtı olarak günümüze kadar gelmiştir. Kilisenin iç duvarlarında seyrek de olsa fresk izlerine rastlanmaktadır. İçkale'de Seyirlik denen kısımdan, yukarıda Toroslar ve aşağıda Alanya'nın batı kıyısı seyredilir. İçkale'nde bir uçurumun üstündeki sarnıç, Adam Atacağı olarak anılır. Efsaneye göre, ölüm cezasına çarptırılanların buradan denize üç taş atmasına izin verilir, taş yamaca takılmadan denize ulaşırsa cezası affedilir, aksi halde suçlu bir çuvala konularak uçurumdan aşağıya atılırmış. 15 metre derinlikteki sarnıcın da zindan olduğu söylenir. İçkale'deki mekanlardan birinde düzenlenen salonda resim sergileri açılmaktadır. İçkale'ye giriş ücretlidir. 

atatrk_evi_mzesi_wince.jpgATATÜRK EVİ MÜZESİ : Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün 18 Şubat 1935'te Alanya'ya yaptığı ziyaret sırasında bir süre kaldığı evdir. Ev, sahibi Tevfik Azakoğlu tarafından Kültür Bakanlığı'na bağışlanarak 1987 yılında müze haline getirilmiştir. 19. yüzyıl Türk mimarisinin özelliklerini yansıtan bahçe içinde üç katlı binanın giriş katında Atatürk'ün kişisel eşyaları, fotoğraflar, Atatürk'ün Alanyalılara gönderdiği telgraf ve diğer tarihi belgeler sergilenmektedir. Üst katın odaları ise geleneksel bir Alanya evinin etnografik eşyalarıyla donatılmıştır. Kent merkezindeki Atatürk Evi Müzesi'ne giriş ücretlidir. 



 

ALANYA TARİHİ YERLERİ ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

YIL

MÜZE

ZİYARETÇİ SAYISI

GELİR ( x 1000 TL)

 

YERİ

YABANCI

YERLİ

TOPLAM

YABANCI

YERLİ

TOPLAM

2007

KALE

212.763

37.322

250.085

987.345.00

430.00

987.775.00

 

KIZIL KULE

20.179

10.121

30.300

39.900.00

10.100.00

50.000.00

 

MÜZE

5.568

6.199

11.767

10.362.00

4.568.00

14.930.00

 

ATATÜRK EVİ

2.746

5.177

7.923

ücretsiz

ücretsiz

ücretsiz

 

EHMEDEK KALESİ

12.398

1.856

14.254

44.735.00

2.645.00

47.380.00

 

TOPLAM

253.654

60.675

314.329

1.082.342.00

17.743.00

1.100.085.00

 
 
 
 
 
 









 
 
Bu içeiğin orijinal resimleri

 
MAHALLİ iDARELER PDF Yazdır E-posta

BELEDİYELER   

İlçemizde  bir merkez, 16 belde belediyesi olmak üzere 17 Belediye bulunmaktadır. Bu belediyelerden Oba, Cikcilli, Çıplaklı, Kestel, Tosmur, Mahmutlar, Kargıcak ve Demirtaş Belediyeleri  Doğuda; Konaklı, Emişbeleni, Payallar, Türkler, Avsallar, Güzelbağ, İncekum ve Okurcalar Belediyeleri ise Batı kesiminde bulunmaktadır.  Ağırlıklı olarak sahil şeridinde yar alan belediyelerden Güzelbağ, Emişbeleni ve Çıplaklı'nın denize kıyısı bulunmamaktadır.


ALANYA BELEDİYESİ


İlçemizin bir turizm kenti olması nedeniyle tarih ve doğal güzelliğinin iç içe bulunması, farklı nitelikte imar planlarının etaplar halinde yapılması ihtiyacını doğurmuştur. Alanya'nın ilk imar planları İller Bankası tarafından 1984 yılında onaylanmış, 35 mt.lik çevre yolu planın kuzey sınırını oluşturmuştur. Zaman içinde gelişen kentimizin ihtiyaçlarına cevap verebilmek için planlarda revizyon ve değişiklikler yapılarak günümüze kadar gelinmiştir.

AVSALLAR BELEDİYESİ



Avsallar Beldesi Antalya İline 113 Km.Alanya İlçe Merkezine 22 Km. mesafede Antalya-Mersin Devlet Karayolunun 109-113 Km.'leri arasında 1986 Yılında Belediye kurulmuş, 1987 ara seçimleri ile Belediye Başkanlığı ve Meclis üyeleri seçimi yapılarak fiili olarak görevine başlamış, coğrafi olarak engebeli bölge olarak çevre yerleşim alanlarına göre merkezi bir konumda olan bir yerde bulunmaktadır. Sahilden itibaren kuzeye doğru değişen ölçülerde olmak üzere Turizm alanı merkezi ilan edilen alan mevcuttur.

CİKCİLLİ BELEDİYESİ 


Beldemiz 750 hektar alana sahip olup bunun 200 hektarı kadastrol parselden oluşmakta olup, 200 hektarlık kısmın tamamının imar planı 3 etap halinde yapılmıştır. Beldemiz Saraybeleni, Merkez ve Yukarı Mahalle olmak üzere 3 mahalleden oluşmaktadır. Beldemiz Merkez Mahallesinde geçen gümüş derenin kolu olan yaklaşık 1500 mt. Menfez yapılarak ıslah edilmiştir. Saraybeleni Mahallesinde 700 mt. Yağmur suları için menfez yapılmıştır.Beldemiz Saray beleni Mahallesinde projesi tamamlanan düğün salonu ile ilgili yap-işlet devret modeli şeklinde çalışmalar tamamlanma aşamasında olup ihale edilecektir. Beldemizde  yapımı süren içme  suyu kapsamındaki  200m2 su deposu ve 1400m2 300'lük isale hattı tamamlanarak halkımızın hizmetine sunulmuştur. Beldemiz Merkez Mahallesinde 112. 113. 114. 115. 116. 107. sokaklar tamamı ile alt yapı ve parke çalışmaları tamamlanmıştır.Beldemiz Yukarı Mahallede hayır severler tarafından yapılan 16 derslik ilköğretim okulu eğitime açılmıştır.

ÇIPLAKLI BELEDİYESİ

Çıplaklı Sınırları sorumluluk alanı dahilinde 1/1000 ölçekli imar planı 1. ve kısmen 3. bölgeyi kapsayan yaklaşık 95 ha. alanda yapılacak uygulama imar planına esas, 3194 sayılı Belediye İmar Kanununun arazi ve arsa düzenleme işinin 18. ve 19. maddeleri ile 2981-3290 sayılı ek-1 maddesi hükümlerine uygun olarak imar uygulaması işi ihale edilmiştir. Belediyemiz sınırları dahilinde 1/1000 ölçekli uygulama imar planına esas Belediyemiz encümeninin onayına sunulan yaklaşık 95 ha. alan ve 317 parselden oluşan 1. nolu düzenleme sınırı encümen tarafından kabul edilmiş şekliyle uygulamaya başlanmıştır.


DEMİRTAŞ BELEDİYESİ


Demirtaş' ta 176 Hektarlık bir alanda imar planı çalışmaları tamamlanmış, arazi sahiplerine tapuları dağıtılmış ve sorun olan alanlardaki arazi sahiplerinden gelen itiraz dilekçeleri Belediyemizce incelenerek gerekli düzeltmeler yapılmaktadır. Belediyemiz çalışanlarınca halka daha iyi bir ortamda hizmet vermek amacıyla başlattığı Belediye binası tamamlanmış, bina etrafında altyapı çalışmaları bitirilmiş ve çevre düzeni tamamlanmıştır.

         Belediyemizce Demirtaş Kasabasının Kanalizasyon projesi ve Kasabamız içersine yapımı düşünülen düğün salonu projesi Belediyemizce hazırlattırılmış olup, Belediyemiz bütçesinin ve gelirlerinin yetersiz olması nedeniyle yapımı gerçekleştirilememiştir.

EMİŞBELENİ BELEDİYESİ

Emişbeleni belediyesi Nisan 1999  tarihinde kurulmuştur. Emişbeleni' nin hali hazır harita çalışmaları İller Bankasına verilmiş olup İmar Planı çalışmalarındaki Aplikasyon çalışmaları ise halen devam etmektedir. Beldemiz içerisinden geçmekte olan ve dokuz adet Köyün Kullanmakta olduğu Toslak Köyü Yolu çalışmalarının genişletilmesi kısmen tamamlanmış olup çalışmalarımız halen devam etmektedir.  Beldemizde Sağlık Ocağı yapımı  için Orman Bölge Müdürlüğünden yer tahsisi yapılan yere Sağlık Ocağı yapılmış olup Sağlık Grup Başkanlığına teslimi yapılarak açılma aşamasına gelmiştir. Beldemizin Su ihtiyacını karşılayabilmek için Sondaj Kuyuları açılarak belde halkımızın hizmetine sunulmuştur.


GÜZELBAĞ BELEDİYESİ


1972 Yılında Kurulan Güzelbağ Belediyesi 2001 Yılında  Gündoğmuş ilçesinden ayrılarak Alanya ilçesine bağlanmıştır. Beldemiz 950metre  rakımda Toros dağları arasında sıkışmış çevresi çam ormanları ile kaplı  ilçemizin merkeze ve deniz kıyısına en uzak beldesidir. Beldemiz halkının geçim kaynağı tarım ve havancılıktır.Kasabamızın Fatih ve Zafer Mahallesi olmak üzere iki adet Mahallesi bulunmaktadır.Kasabamızda tapu çalışmaları tamamlanmış  olup vatandaşlarımızın tapuları dağıtılmıştır.1/100.000 lik Çevre düzeni Planında Kasabamızın Yerleşik alan sınırları işletilmiştir.Beldenin ihtiyacını karşılayacak şekilde ve büyüklükte yerleşik alan hazırlanmıştır.


KARGICAK BELEDİYESİ


Belediyemiz 1998 yılında kurulmuş olup alt  yapı çalışmalarına hızla başlanmıştır. Beldedeki yeni yolların açılması ve mevcut olanların genişletilmesi, dere ve akarsu yataklarına köprü,menfez ve büz yapımı halen devam etmektedir. Özellikle yaz aylarında belde halkımızın ve yabancı misafirlerimizin dinlenebilmesi için halka açık piknik alanı ve çocuk parkı yapımı için proje çalışmaları başlatılmıştır. Belediyemiz sınırları içerisinde bulunan antik Syedra Kalesi"ne yerli ve yabancı misafirlerimizin kolaylıkla ulaşabilmeleri için mevcut yolun genişletilme çalışmaları devam etmektedir.

KESTEL BELEDİYESİ

Belediyemiz 26 Aralık 1990 yılında kurulmuş bir belde belediyedir.Coğrafi yapımı olarak engebeli bir arazi üzerine kurulmuş güneyi Akdeniz,kuzey kısmı yaylalı köyü ve Dim vadisi,doğusu Mahmutlar Kasabası ve batı kısmı Tosmur beldesi ile Alanya İlçe Merkezle çevrilidir.Beldemiz nüfus olarak çevre köylerden özellikle Dim köylerinden göç aldığı için nüfus hızla artmaktadır. Beldemiz I.Bölge İmar uygulama sahasına ait 3194 Sayılı İmar Kanunun 18.Madde uygulaması tamamlanmış ve belde halkımıza Tapu belgeleri verilmiştir.Beldemizde son 1 yıl içerisinde konut yapımı hızlanmış ama bu konutlar ağırlık villalar oluşturmaktadır.

KONAKLI BELEDİYESİ

Konaklı Beldesi; Alanya'nın Batısında Alanya'ya 12 km mesafede bulunan modern bir turizm Beldesidir. Beldemiz Kültür ve Turizm Bakanlığınca onaylanan "Alanya Batısı Turizm Merkezi" ve "Doğu Antalya Çevre Düzeni Planı" içersinde kalmakta olup, Beldemizin tamamının imar planı mevcuttur. Beldemiz; Kültür ve Turizm Bakanlığınca yıldızlı ve Belediye Belgeli olmak üzere 60'ın üzerinde turistik tesise, 35.000 yatak kapasitesine, 1.500'ün üzerinde esnafa, 120 adet sanayi esnafına ve 400 hektar örtü altı ve 150 hektar açık olmak üzere toplam 550 hektar tarım alanına sahiptir. Belde nüfusunun %55'i turizm, %27'si tarım, %15'i ticaret ve %3'ü de sanayi sektöründe çalışmaktadır. Beldemizde 165 km yol ağı bulunmaktadır. Bunun 140 km'si asfalt, 15 km'si parke ve 10 km'si de stabilize yoldur. Beldemizde 40.000 m²'lik yol ve kaldırım parke taşı ve bordür ile düzenlemesi yapılmıştır. Beldemiz atıksu arıtma tesisi inşaatı tamamlanarak 2007 turizm sezonunda hizmete açılmıştır.


MAHMUTLAR BELEDİYESİ


Mahmutlar Beldesi, Akdeniz Bölgesinde idari açıdan Antalya ili Alanya İlçesine bağlı bir yerleşim merkezidir. Sınırlarını, kuzeyde Toros Dağları (yaylalar), güneyde Akdeniz, doğuda Kargıcak Beldesi (turistik), batıda Kestel Beldesi (turistik) oluşturmaktadır.Belde, Alanya ilçesinin; nüfusa göre üçüncü, alan olarak birinci büyük beldesidir. 4.500 metre uzunluğunda kumsal plajı bulunan Mahmutlar, 20.12.1973 gün ve İçişleri Bakanlığı 12899 sayılı kararıyla, 4 Ocak 1974 günü yayınlanan Resmi Gazeteyle yürürlüğe giren, Alanya'nın ilk belediye olan beldesidir. Akdeniz Belediyeler Birliğine üye olan Mahmutlar Belediyesi, belediye ve mücavir alan sınırları aynı olan yaklaşık 2.832 hektarlık bir alanı sınırlamaktadır. Bu alanların yaklaşık 1/3' ü (974,66 hektar) imarlı alan içerisinde kalmaktadır.Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının ardından revizyon ve ilave imar planı çalışmalarının yapıldığı beldede, 2007 yılı içerisinde 7 bölgede 3194 sayılı imar kanununun 18. madde arazi ve arsa çalışması yapılmıştır. Bu çalışmalardan 3 bölgenin kadastro kontrolleri devam etmekte olup, diğer bölgelerin tescilleri yapılarak vatandaşlara tapuları dağıtılmıştır.

2000 genel nüfus sayımında 14463 kişi olarak belirlenen belde nüfusu 2007 yılı verilerine göre 20.000 kişi olarak tespit edilmiştir.

OBA BELEDİYESİ

Alanya ilçesinin doğusunda bulunan ve 12.750 km2 alana sahip Oba Belediyesi 6 adet mahalleden oluşmaktadır. 2000 yılı nüfus sayımlarına göre 20.040 nüfus olarak belirlenen beldemiz gerek 10.000 turistik yatak kapasitesi ile ülke turizmine gerekse 40.000 ton narenciye üretimiyle tek başına ülke ekonomisi için büyük katkı sağlamaktadır. beldemize 2001 yılında Turizm Hizmet Birliğinin öncülüğü Belediyemizin katkılarıyla Derin Deniz Deşarjı kazandırılmış akabinde başlanan atıksu kollektör ve arıtma tesisinin yapımı kapsamında bugüne kadar beldemizin %60 nı kapsayan 7500m lik kollektör hattının ve işin temelini teşkil eden atıksu arıtma tesisinin yapımı %100 oranında tamamlanmış ve Oba Belediyesinin atıksu kanalizasyon altyapısının çözümü kendi bünyesinde çözülmüştür. Ayrıca beldemiz içerisinde 5 adet köprü 32 km asfalt yol 60000m2 beton parke yol ve 18000m2 kaldırım yapılarak beldemizde mevcut yolların tamamında ulaşım sorunu çözülerek beldemizin modern bir görüntüye bürünmesi sağlanmıştır.

OKURCALAR BELEDİYESİ

Okurcalar Belediyesi, Alanya İlçesinin batısında planlı olarak yeni gelişmekte olan bir

beldedir. 1995 yılında Belediye teşkilatının kurulması ile birlikte 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı revizyonu yapılarak 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları yapılarak uygulamaya geçilmiş, bunlara uygun olarak 3194/18. madde uygulaması yapılarak imar planlarına uygun yaşam alanları oluşturulmuştur.Beldemizin ihtiyacı olan Atıksu ve Kanalizasyon tesisi tamamlanarak faaliyete geçirilmiştir.

PAYALLAR BELEDİYESİ

Beldemizde imar planlama çalışması büyük oranda Belediye Meclisince yaptırılmış ve bitirilmiştir. Yaklaşık 200 Hektar saha tarımsal niteliği korunacak alan olduğundan planlanamamıştır. Beldenin kanalizasyon ve arıtma tesisi bulunmamaktadır. Yol ağı yeterlidir. Katı atık depolama sahası bulunmamaktadır. Türkler Kasabası Payallar Kasabası sınırındaki  geçici depolama sahası kullanılmaktadır. Beldemizde bir adet Toptancı Hal mevcuttur.

TOSMUR BELEDİYESİ

Tosmur  beldesi idari yönden Antalya İli'nin Alanya İlçesi'ne bağlı olup, Alanya'nın doğusunda D-400 Devlet Karayolu'nun Antalya-Mersin  kısmı üzerinde Alanya'dan 5 kilometre doğuda yer almaktadır.  18 nisan 1999 tarihinde yapılan yerel seçimlerle belediye fiili olarak göreve başlamıştırDim Çayı Tosmur sınırlarından denize ulaşmaktadır. Belde, Bakanlar Kurulu'nun 18.04.1996 tarih ve 96/8109 sayılı kararı ile yürürlüğe giren deprem bölgeleri haritasına göre 4. derece deprem kuşağı içerisinde kalmaktadır.

TÜRKLER BELEDİYESİ


5000 ölçekli Nazım İmar Planı çalışmaları tamamlanmıştır. Turizm bölgesinde kalan alanın 1/1000 lik Nazım İmar Planının çalışmaları onaylanarak yürürlüğe girmiştir.  Yeni yapılan Belediye Hizmet binası tamamlanarak hizmete açılmış, zemin katı düğün salonu olarak düzenlenmiştir. PTT santral binası tamamlanmış, 1/1000 ölçekli imar planı biten turizm bölgesinin PTT hatları yeraltına alınmıştır.

İNCEKUM  BELEDİYESİ

1999 yılında kurulan Yeşilköy Belediyesi halihazır yolların asfaltlama çalışmaları tamamlanmış, Halihazır yolların asfaltlama çalışmaları tamamlanmış,beldenin içme suyunu karşılamak amacıyla Alara çayı kenarında 3 adet sondaj kuyusu açılmış, 5000 metre belde içi kanalizasyon şebekesi tamamlanmış, 8500 metre belde içi içme suyu şebeke hattı tamamlanarak faaliyete geçirilmiş, imar planı taslak çalışmaları tamamlanmış kasabamızda 120.000 m2 piknik ve mesire yeri yapılmak üzere Orman bakanlığından orman alanı tahsisi yapılmış İncekum rekreasyon alanı yatırım belgesi alınarak ihale çalışmalarına başlanmış D-400 karayolu orta refüj peyzaj aydınlatma ve sulama çalışmaları yapılmış kısmen faaliyete geçirilmiştir.

 

YOLA DEVAM...